Bir mahalleye yeni taşınan aile düşün: önce kendi yemeklerini, dilini, alışkanlıklarını sürdürür ama zamanla komşularının bayramına katılır, onların bazı sözlerini kullanmaya başlar; komşular da o ailenin yemeklerini merak eder, tariflerini öğrenir. İşte bu karşılıklı alışveriş kültürleşmedir. Göçmenlik, ticaret, savaş, internet ya da sadece komşuluk gibi nedenlerle farklı kültürler karşılaşınca birbirinden bir şeyler alır, bir şeyler verir. Bazen bir taraf diğerine daha çok benzer, bazen ikisi de değişip yeni bir bileşim oluşturur. Kültürleşme, kimliğin sabit değil, sürekli etkileşimle şekillenen canlı bir şey olduğunu gösterir.