Bir düşün: Tinder'da eşleştiğin biriyle üç mesajdan sonra "vay be, kader bizi buluşturdu" diye düşünüyorsun ama üç ay sonra hâlâ "biz neyiz" sorusuna cevap yok. İşte bu, ruh eşi enflasyonu. Herkesi çok çabuk "the one" ilan ediyoruz, duygusal beklentimizi anında zirveye çıkarıyoruz ama aynı hızla bir ilişkiye evrilmiyor bu bağlantılar. Ortaya "situationship" denen o belirsiz ara durum çıkıyor: sevgili değilsin, arkadaş da değilsin, ama telefonda her gece konuşuyorsunuz. Sosyal medyanın "mükemmel eşleşme" vaadi, sabırsızlığımızla birleşince duygusal beklenti şişiyor, gerçeklik ise geride kalıyor. Sonuç: çok heyecan, az netlik, bolca "biz ne oluyoruz" krizi.